Duyurular Eğitim Dergi Çalış. Grupları  Hakkımızda       
Kongreler Dokümanlar İletişim Site Haritası Bağlantılar    

 

Tanım ve amaç

Halk Sağlığı Uzmanları Derneği tarafından düzenlenen bu kursun sonunda, halk sağlığı uzmanlığı, halk sağlığı bilim uzmanlığı ve/veya halk sağlığı doktora öğrencilerinin Türkiye’nin belirli bir bölgesinde, yapılandırılmış bir gezici seminer aracılığı ile sağlık kuruluşlarında gözlemler yaparak sorunların saptanması ve çözümü konusunda bilgi ve beceri kazanması amaçlanmıştır. Kurs sonunda katılımcılar yazılı bir rapor hazırlamıştır. Kursa katılımcılarına Halk Sağlığı Uzmanları Derneği tarafından onaylanmış bir katılım belgesi verilmiştir. Katılım parasız olup akşam yemekleri ve İstanbul’a gidiş dönüş biletleri dışındaki masraflar HASUDER tarafından karşılanmıştır.

Öğrenim hedefleri:
Bu kursun sonunda katılımcıların:

Eğitmenler:
Prof. Dr. Şanda Çalı*
Yrd. Doç. Dr. Ahmet Topuzoğlu*
Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı, İstanbul .
Katılımcılar:

Kurum Katılımcıismi
Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Müjde Şerifhan
Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Nasır Nesanır
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ersin Nazlıcan
Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Orhan Çalık
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ahmet Hamdi Dudak
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Coskun Bakar
Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Devlet Songur
Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Hilal Turan
Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ömer Balcı
İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Cihan Ercan
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Asya Babaoğlu
Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Fatih Önsüz
Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Figen Demir
Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Binali Çatak
Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Nilgün Karaca

11 üniversiteden 15 kişi gezici eğitim seminerine katılmıştır.

SEMİNER ETKİNLİKLERİ

Gezinin ilk gününde bir intravenöz solüsyonlar üreten bir fabrika ziyaret edildi. İşyeri hekimi tarafından fabrika tanıtıldı, fabrikada iş sağlığı uygulamalarının başarıyla yürütüldüğü gözlendi. İşe giriş muayeneleri, tarama programları, sürekli izlem ve yapılan işe özgü risk değerlendirmesi fabrikada yaşama geçirilmişti. Tüm yapılan işlemler kaydediliyordu. Fabrika için acil durum planı yapılmış, işçiler arasından ambulansı kullanacak kişiler, hasta transfer edecek kişiler belirlenmişti ve hem görev tanımları hem de görevleri konusunda eğitilmişlerdi. Fabrika eğitim salonunda fabrika gezilmeden önce akış şeması açıklandı ve fabrika iş yeri hekimi rehberliğinde uygun giysiler giyilerek gezildi, tekrarlayan işlerde işçilerin rotasyon yaptığı öğrenildi, fabrika içinde işçi güvenliğine yönelik uyarılar asılmıştı. Hekimin bir halk sağlığı uzmanı olmasının iş sağlığı uygulamalarının hayata geçirilmesinde profesyonel bir katkı sağladığı tüm katılımcıların ortak görüşüydü. Fabrikanın uluslararası kalite sertifikalarını alması için ve ürünlerini uluslararası pazarda satabilmesi için iş sağlığı işçi güvenliği önlemlerini alması gereği de tüm hizmetlerin niteliğini geliştirme zorunluluğu oluşturmaktaydı. Ülkemizde, yabancı şirketlerle ortak çalışan şirketlerin iş sağlığı işçi güvenliği önlemleri üzerinde durmalarına karşın, yerli pazar için üretim yapan şirketlerde ve küçük ve orta ölçekli işletmelerde aynı önlemlerin alınmadığını gezi boyunca gözleme fırsatı oldu.

Fabrika eğitim salonunda Dr. Ali Rıza Tiryaki tarafından işyeri hekimliğine yaklaşım konulu bir seminer verildi, özellikle işyeri hekiminin başarılı bir uygulama için duruşunu nasıl belirlemesi gerektiği, işçi sağlığı iş güvenliği kurullarındaki yeri ve bir işyerini ele alırken risk yaklaşımını nasıl kullanacağı tartışıldı.

Akşam yemeğinden önce katılımcılar tarafından hazırlanan kısa seminerler sunuldu ve tartışıldı.

İkinci gün İstanbul’da Anadolu Yakası’nda bir Sağlık Grup Başkanlığı ziyaret edildi. Sağlık Grup Başkanlığı 605000 kişilik bir nüfusa hizmet vermekteydi. Sağlık Grup Başkanlığı personeli her şubeyle ilgili sunumlar yaptı ve soruları yanıtladı. Döner sermayeye geçişin etkileri tartışıldı. Personelin döner sermayenin getirdiği ek bürokratik yükten yakındığı gözlendi. Elde edilen döner sermaye gelirinin paylaşımında sorunlar olduğu performansa dayalı değerlendirmenin tam olarak oturmadığı ve çalışanlara düşen payın yeterli olmadığı belirtildi. Harcamaların artık sağlık müdürlüğü tarafından yapılmasının tamirat işlerinde ve sarf malzemeleri alımında gecikmelere yol açabileceği belirtildi. Büyük şehirlerde nüfusa dayalı sağlık hizmeti vermenin yeni yollarının geliştirilmesi gereği tartışıldı. SSK’lı hastaların sağlık ocaklarına başvurmaya başlamasının poliklinik yükünü aşırı şekilde arttırdığı belirtildi. Bunun çözümü için sağlık ocağı sayının arttırılması ve bakımın niteliğinin arttırılması gereği vurgulandı. Gayri sıhhi müesseselerin denetiminin Halk Sağlığı Laboratuarı ve Hıfzısıhha Laboratuarı’nın analiz için para alması nedeniyle kanıta dayandırılamadığı belirtildi. Kamu adına düzenli denetimin sekteye uğradığı sonucuna varıldı. Çevre mevzuatı uygulayıcılarının Belediyeler, Sağlık Bakanlığı ve Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı olmasının uygulamada yetki karmaşasına yol açtığı belirtildi.

İkinci gün öğleden sonra Sultanahmet meydanı, Aya Sofya ve Yerebatan Sarayı’nı kapsayan bir İstanbul gezisi düzenlendi.

Üçüncü gün İSGÜM ziyaret edildi. İş Sağlığı İş güvenliği konusunda danışma hizmeti veren kuruluşun yeterli sayıda personeli olmadığı, talep üzerine işyerlerine gidildiği, hizmet vermesi gereken kesimin ancak %1’ine hizmet verdiği belirtildi. Doktor kadrosu olmasına rağmen yıllarca doktor atanmamış. İş sağlığı uzmanlığının yıllarca verilememiş olmasının bu alanlarda etkin olarak çalışan hekimlerin bulunmasını etkilediği hatta artık doktorun bu ekipteki yerinin sorgulandığı gözlendi. İSGÜM gibi bir kuruluşun kamusal görevlerini döner sermaye gelirlerini arttırma amaçlı finansmanla gerçekleştiremediği görüldü. Çevre denetimindeki benzer sorunun işyeri denetiminde var olduğu görüldü.

Meslek Hastalıkları Hastanesi ziyaretinde hastanenin, SSK kuruluşları tarafından bile yeterince tanınmadığı meslek hastalığı olasılığında yeterli sevk gerçekleştirilmediği belirtildi. Hastanenin asıl yerinden çıkartılıp şehrin uzak bir köşesine yerleştirilmesinin gelişimini etkilediği vurgulandı. Ayrıca hastanenin modernizasyonunun da gereği gözlendi. Tüm bu olumsuz koşullara rağmen başvuranların gerekli laboratuar hizmetlerini ve tedavi hizmetlerini alabildiği gözlendi. Radyasyon yanığı, kurşun zehirlenmesi olguları sunuldu. İş sağlığı alanında koruyucu hizmetlerin geliştirilmesi ve uygulamaların yaygınlaştırılması için daha fazla sayıda ve etkin çalışan iş sağlığı uzmanlarına gereksinim olduğu konusunda katılımcılar birleşti.

Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı tanıtıldı. Halk Sağlığı Uzmanının çalışma alanı ve eğitimi konusunda Yrd. Doç. Dr. Sibel Kalaça tarafından bir sunum ve tartışma oturumu yapıldı.

Avrupa yakasında bir cam fabrikası ziyaret edildi, işyeri hekimi işyeri sağlık birimi ve fabrikayı gezdirdi. Gürültülü bir üretim süreci vardı, kişisel koruyucu kullanımı zorunluydu ve yaygın olarak kullanılıyordu. İşyeri hekimi işyeri hekimliği uygulamaları başladığından beri işitme sorunlarının azaldığını belirtti. Odiyolojik kontroller ve periyodik muayeneler düzenli olarak yapılmaktaydı ve kayıtlar tutuluyordu. Fabrikada işçilere eğitim verilmektedir, ancak bilgi vermeye yöneliktir, bunun işçi katılımını arttırmadığını ve davranışta bir değişim oluşturmadığını işyeri hekimi ve işçi güvenliği mühendisi belirtti. İşçi eğitiminde etkin öğrenme yöntemlerinin uygulamaya geçirilmesi gerektiği sonucuna varıldı.

Hudut ve Sahiller Genel Müdürlüğü’nün Karaköy’deki birimi ziyaret edildi, Montrö antlaşmasına göre çalışmaları düzenlenen kuruluşun gelirleri hazineye devredilmemektedir. Yalnızca kendi giderleri için harcanabilmektedir. Ulusal bağışıklama programında yer almayan özellikle tropik hastalıklara karşı koruma sağlayan aşılar yapılmaktadır. SARS salgınına yönelik sınır kapılarında alınan önlemler açıklanmıştır.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü ile yapılan görüşmede İstanbul’da belediyenin verdiği sağlık hizmetleri tanıtılmıştır. Kamu reformu içerisinde sağlık hizmetlerinin yerel yönetimlere devri konusunda bir hazırlık içinde olunduğu da belirtilmiştir. Bir milyonun üzerinde kişi evde bakım hizmetleri programı çerçevesinde taranmış ve kayıtları bilgisayar ortamına aktarılmıştır. Özürlü Merkezi de sınırlı sayıda da olsa özürlülere rehabilitasyon hizmetleri vermektedir.

İstanbul’da bazı işletmeler atık arıtma tesisleri açısından incelenmiştir. Bir süt ürünleri fabrikası ideal bir arıtma işlemi yapan bir kuruluş olarak değerlendirilmiştir, arıtmanın tüm aşamaları uygulanmaktadır. Besicilik tesisi ve atık kağıttan kağıt ürünler üreten kağıt fabrikası çevreye zarar verebilecek, atıklarının arıtılması gereken tesislerdir. Bu tesislerin olası verdikleri zararı objektif olarak ortaya koymak için çevre laboratuarı desteğine gereksinim vardır.

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Prof. Dr. Hayri Tok tarafından “Trakya’da Çevre Kirlenme Süreçleri ve Sonuçları” semineri verildi. Pestisitlerin yarattığı kirlilik ve sanayi tesislerinin doğurduğu kirlenme ayrıntılı bir şekilde ortaya kondu.

Üniversitesi Hastanesi Başhekimi ile görüşüldü. Hastane kayıtları ve bazı istatistiki veriler ile hastane hakkında bilgi alındı. 908 yataklı bir hastane,2002 yılı poliklinik sayıları 200.000 civarında. Göz polikliniği hariç diğer poliklinikler normal başvuru sistemi ile çalışıyor, sadece göz polikliniği randevu sistemi ile çalışıyor. Hastanenin doluluk oranı yaklaşık %65 civarında olmasına rağmen bazı bölümlerin Onkoloji servisi gibi yatak sayısının hasta sayısını karşılayamadığını bilgisi alındı.

Öğleden sonra Valilik ziyaret edildi. Vali yardımcısı ile görüşüldü. Edirne hakkında genel bilgiler ve sağlık sistemi ve sağlık personeli yönetimi hakkındaki görüşlerini aldık.

Edirne’de Sağlık Müdürlüğü, Göğüs Hastalıkları Hastanesi, Bölge Hıfzısıhha Enstitüsünü ziyaret edildi yapılan çalışmalar hakkında bilgiler alındı.

Sıtma Savaş Bölge Başkanlığını ziyaret ettik. Edirne strata 2 de yer alması itibariyle sıtma için riskli bir bölgedir. Buradaki yıllar içinde olan sıtma vakalarının dağılımını ve sıtmayla mücadelede neler yapıldığı hakkında bilgiler aldık.Sıtmanın bu bölgede sürdürülen çalışmalarla kontrol altına alınıp elimine edildiği saptandı.

Kapıkule sınır kapısına gidildi, Hudut ve Sahiller Genel Müdürlüğüne bağlı Kapıkule hizmet birimi hekiminden yaptıkları uygulamalar hakkında bilgi alındı, SARS salgını sırasında alınan önlemler anlatıldı.

Keşan ilçesinde kömür madeni ziyaret edildi. İşyeri hekimi madeni hiç ziyaret etmemişti, maden çalışmanın işçilerin beklenen yaşamını kısalttığını ve yaşam kalitesini düşürdüğünü gözlediğini bildirdi.

Keşan’da merkez sağlık ocağı, halk sağlığı laboratuarı verem savaş dispanseri ziyaret edildi. Ardından Erikli’de yazlık evlerin atıkları için inşa edilmiş evsel atık arıtma tesisi ziyaret edildi, arıtma tesisinin kapasitesinin aşıldığı gözlenebiliyordu, yeterli arıtma söz konusu değildi.

Sağlık Grup Başkanlığı’nda yürütülen hizmetler hakkında bilgiler alındı. Nüfusa gore yeterli bir şekilde örgütlenmiş birinci basamak sağlık hizmetlerinin etkin bir şekilde çalıştığını gözlemek mümkün oldu.

Kırklareli ziyareti sırasında Vali ve Sağlık Müdürü ziyaret edildi ardından bulaşıcı hastalıklar şuba müdürü tarafından bulaşıcı hastalıkların kontrolü konusunda bilgi alındı. Sağlık Müdürlüğünde etkin ve iyi çalışıldığı gözlendi. Müdürlük ziyaretinin sonunda Dr. Muzaffer Eskiocak’ın polio eradikasyon programı ve sonuçları hakkındaki seminerine katıldık. Daha sonra Yaşlı İzlem Programı hakkında bilgi verildi. Merkez Sağlık Ocağını pilot bölge seçerek yaşlılarla ilgili bir plan hazırlanmış. Bu sağlık ocağı bölgesinde yaşlılara tek tek ulaşılarak hazırlanan bir kart dolduruluyor, bu kart sayesinde yaşlıların sağlıkla ilgili sorunları tespit edilip izleme alınıyor.

Öğleden sonra yaşlı sağlığı ile ilgili programın yürütüldüğü Merkez Sağlık Ocağına gidildi. Burada yaşlılarla ilgili yürütülen program hakkında detaylı bilgi alındı. Daha sonra AÇSAP Merkezi ziyaret edildi.

Son olarak Diyabet merkezi ziyaret edildi. Bu merkezde bir hekim görev yapmaktaydı, burası Trakya Üniversitesi Göz Bölümü ve İstanbul Üniversitesi Genel Cerrahi Bölümü ile ortak çalışan bir merkez. Diyabetik retinopati açısından değerlendirmek için hastalar Trakya Üniversitesine gönderiliyor. Diyabetik ayak açısından ise eğer Kırklareli genel cerrahi uzmanlarının üstesinden gelemediği bir durum olursa hastalar İstanbul Üniversitesi genel cerrahi polikliniğine sevk ediliyordu. Bu merkezde tarama, takip, komplikasyonlar için yönlendirme ve eğitim programları yürütülüyor.

Son gün Edirne Tabip Odasındaki yönetim kurulunda bir toplantı oldu. Tabip odası etkinlikleri tanıtıldı ve sağlıkta dönüşüm yasa tasarısı taslağı ekseninde sağlık politikaları, ve tabip odalarının soruna yaklaşımı tartışıldı.