TÜRKİYE BULAŞICI HASTALIK SALGINLARINA GEBE BİR ÜLKEDİR.
SALGINLARA KARŞI HAZIRLIKLAR DA YETERLİ DEĞİLDİR
Bildiğiniz gibi yakın zamanda Malatya, Aksaray ve Şereflikoçhisar'da on binlerce insanımızı etkileyen bulaşıcı hastalık salgınları yaşanmıştır. Ankara’da Kızılırmak’tan alınan su gizlice içme suyu olarak verilmiştir. Geçen yıl ülkemizde pek çok vatandaşımızın ölümüne neden olan Kırım Kongo kanamalı ateşi hastalığı halen can almaya devam etmektedir.
Türkiye’de yaşanan bu olaylar nedeni ile Halk Sağlığı Uzmanları Derneği kamuoyuna bu açıklamayı yapma gereksinimi duymuştur. Türkiye’de bulaşıcı hastalık salgınları her zaman görülebilir. Bunun başlıca nedenleri şöyle sıralanabilir:
İçme ve kullanma sularına ilişkin sorunlarımız çözülmüş değildir
İçme ve kullanma sularının yetersizliği, şebeke sorunları, suların arıtılmasına ilişkin işlemlerdeki aksaklıklar toplum sağlığının olumsuz yönde etkilenmesi için bir zemin hazırlamaktadır. Pek çok yerleşm birimimizde çok sık olarak su kesintileri olmaktadır. Su ve kanalizasyon sisteminde olan yetersizlikler ve sorunlar içme sularının kanalizasyon suları ile ya da atıklarla kirlenmesine neden olmaktadır. Toplumun bu suyu kullanması da büyük ölçekli salgınların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Salgınlar, hem sağlığı hem sağlık sistemini hem de toplum ekonomisini önemli ölçüde etkileyecek boyutlara ulaşabilmektedir.
Gıda güvenliğine ilişkin önemli sorunlarımız vardır
Gıdaların üretimi, taşınması, depolanması ve hazırlanmasına ilişkin sorunlar yaygın olarak gözlenmektedir. Bilinçsizce yapılan ilaçlamalar, gübreler, hormonlar ve katkı maddeleri başta bulaşıcı hastalıklar olmak üzere pek çok salgın tarzında hastalıklara yol açabilir. Mezbahalar, lokantalar ve kasapların sağlık açısından denetimleri yetersizdir. Bu konuda önlemlerin ivedilikle alınması gerekmektedir.
Atıkların denetimi sağlanamamıştır
Pek çok yerde çöpler sağlıksızca sağa sola dökülmektedir. Bu durum da yağışlarla birlikte atıkların sulara karışmasına neden olabilmektedir.
Temel sağlık hizmetlerine yapılan yatırımlar yetersizdir
Sağlık hizmetleri daha çok tedavi edici ağırlıklı gelişmektedir. Halkın bulaşıcı hastalık oluşturan etkenler, hastalıkların belirtileri ve yapılması gerekenler konusunda bilgilendirilmesi gerekmektedir. Koruyucu sağlık hizmetlerine ve halkın sağlık eğitimine yeterli ilgi gösterilmediği düşünülmektedir.
Yöneticilerimizin yaklaşımı sorunludur
Yöneticiler salgınlarda yaklaşımları genellikle savunma tarzındadır. Kimi zaman üzüntü verici komik yaklaşımlar sergilemektedirler. Aksaray örneğinde olduğu gibi salgının sudan bulaşmadığını su içerek göstermeye çalışmak anlamsız bir davranıştır. Oysa her türlü salgın uyarısını ciddiyetle değerlendirmek, bir an önce salgının nedenini ortaya çıkarmak ve gerekli önlemleri almak yöneticilerin görevidir. Bu alanın uzmanları olan, sahada çalışan Halk Sağlığı uzmanlarından ise yeterince yararlanılmamaktadır.
Salgın izlemleri yetersizdir
Salgınlara ilişkin düzenli veri toplayan, toplanan bu verileri analiz eden ve erken dönemde salgınları belirleyen kurumsal yapılanmalarımız yetersizlik göze çarpmaktadır. Salgın sonrasında hızlı ve doğru karar vermekte zorlanmaktayız. Sahada çalışan Halk Sağlığı uzmanlarından yeterince yararlanılmamaktadır.
Çevreyi temiz tutmak, kirlenmiş bir çevreyi yeniden temizlemekten kolaydır
Kirlenmiş bir çevreyi temizlemek oldukça zor ve pahalı bir iştir. Çevreyi korumak ve temiz tutmak daha kolay ve daha ucuzdur. O nedenle herkesi çevreye karşı duyarlı olmaya çağırıyoruz.
Her türlü desteğe açığız
Yaşanan olaylar göstermiştir ki, Türkiye’de bulaşıcı hastalık salgınlarına karşı alınan önlemler yeterli değildir. Halk Sağlığı Uzmanları Derneği olarak sahada, çeşitli devlet kurumlarında ve üniversitelerde çalışan alanlarında son derece bilgili ve deneyimli bir üye potansiyeline sahibiz. Bu alanda çalışan uzmanların üye olduğu bir dernek olan Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER) olarak, sorunların çözülmesinde her türlü desteğe hazırız.
Kamuoyuna saygı ile duyururuz.
HALK SAĞLIĞI UZMANLARI DERNEĞİ