Çevrimiçi Üyeler
YokÜye Girişi
| ÇOCUK HAKLARI KONGRESİ |
|
|
|
| Tacettin Inandi tarafından yazıldı | ||||
| Çarşamba, 03 Şubat 2010 22:37 | ||||
JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL
TÜRKİYE ÇOCUK HAKLARI KONGRESİ 19 - 21 Kasım 2010, İstanbul Çocukların cumhuriyeti için çocuk hakları
KONGRENİN ÇAĞRISI Çocukluk kavramı tarihi süreçte olduğu gibi yaşadığımız çağda da felsefi ve kültürel boyutlarıyla sorunludur. Tarih boyunca çocukluk kavramının sorunlu olması, toplumların çocuğu kavrayışındaki farklılıklar yanında, Devlet’in çocuğa bakışından kaynaklanmaktadı r.. Buna karşılık nesne çocuktan özne çocuk gerçeğiyle karşı karşıya yeni dünya. Geleneksel, modern, postmodern çocukluk anlayışlarının iç içe girdiği son çocukluk evresi ise yeni çocukluk evresidir. Bu konudaki ortak kabullerden biri de yeni çocukluğun, geçmiş yüzyılların aksine, yetişkini dönüştüren bir evrilme yörüngesinde olduğudur. Bu yönüyle modern çocukluk paradigması aynı zamanda modern yetişkinlik paradigmasıdır. : Yeni çocukluğu tanımlarken ve ne olması gerektiğini isterken, aynı zamanda yetişkinlik de tanımlanmaktadı r. Çocuğu ve çocukluğu tanıma ve anlamaya yönelik bütün gelişim kuramlarının ortak yönü ise, çocuğun insanoğlunun tarihini yinelediğidir. Her çocuk insanlığın gelişimini yinelediği halde, çocukla yetişkin arasındaki ayrım bütün çağlar boyu yapılageldiği gibi, doğal bir sonuçtur. Buna karşılık çocukla yetişkinlerin eşit haklara sahip olup olmadığı konusunda bugün de ortak bir görüşe varılamamıştır. Çünkü çocuk tanımsız olduğu gibi, hiçbir ortak tanıma da sığmaz. Çocukların yetişkinlerle eşit hakları olmadığını ileri sürenleri eşit hak anlayışının akılcı otorite figürünü zayıflatacağı gerekçesiyle bu görüşe çekince koymaktadır. Çocuk özgürlüğünü savunanlar ise çocuk ile yetişkin haklarının eşit olmasını savunuyor. Aslında, çocuk ve yetişkin hakları birbiriyle çelişkili haklar değil, insan hakları bütününün ayrılmaz parçalarıdır. Çocuk-yetişkin haklarının eşitliğiyle ilgili ana soru ise şudur: Çocuk hakları alanında toplumsal tutarlılık eksikliği mi vardır ? Evet, dün olduğu gibi bugün de, hakların eşitliği konusunda toplumsal tutarsızlık ve çelişki devam etmektedir. Bu çelişkinin temelinde, yetişkinlerin kendi hakları için daha ısrarlı olmalarına karşılık, Dünyada çocuğun korunması anlayışı ve eğiliminin daha önde olmasıdır.. Dolayısıyla çocuklar kendi haklarını ancak, vekilleri olan yetişkinler aracılığıyla gerçekleştirebilmektedir. Bu noktadan hareketle ikinci soru şudur: Haklarını bilen çocuklar yetiştirme anlayışımız var mı ? Bu anlayışı kavrayışımızın henüz gelişmediği yönündeki görüşlerin ağırlıklı olduğu tespitinden yola çıkılarak, hiç bir çocuğu dışta bırakmayan yeni bir çocuk hakları hareketine yönelmek gerekmektedir. Çocuk hakları hareketi, en iyi şeyler önce çocukların hakkıdır düşüncesinin hayata nasıl geçirileceğine yönelik yönteminin belirlenmesiyle başlayabilir.I. Türkiye Çocuk Hakları Kongresi, BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’si ve çocukla ilgili bütün yasaları, çocuk haklarının bileşenlerini dikkate alarak, çocuk etkisi analizi- çözümlemesi çerçevesinde irdelenmesini; yasaların çocuk hukuku temelinde çocuk haklarıyla nasıl uyumlu duruma getirileceğini ve ilgili uygulamanın nasıl gerçekleştirileceğini; Türkiye Çocuk Hakları Stratejisi ve Uygulama Plânı’nın ( 2011.2015 ) ( örgün ve yaygın eğitim odaklı )ilgili bütün tarafların görüşü alınarak ( çocuk, yetişkin, hükümet kuruluşları, yerel yönetimler, üniversiteler, uzman sivil toplum kuruluşları ) hazırlanmasını; Türkiye Çocuk Politikası’nın amacı ve işlevi ile yöntem ve uygulama ölçütlerinin belirlenmesini; çocuk hakları yıllık eylem plânlarının ve çocuk hak ihlâllerinin izlenmesinin nasıl yapılacağının ilkelerini belirleyen, ilgili taraflarla eşgüdümü sağlayacak Türkiye Çocuk Hakları Konseyi’nin ve Çocuk Ombudsmanlığı modelinin kurulması için sosyal bilim merkezli, bütün öznelerin katılımını sağlamak amacıyla düzenlenecektir. ÖNERİLEN BİLDİRİ ve PROJE KONULARI |
||||
| Son Güncelleme: Salı, 06 Nisan 2010 14:32 |





