Menu

hasuder

NÜKLEER SANTRALLERDEN VAZGEÇİN…

Bugün Çernobil Nükleer Santralinin 4 nolu ünitesinde 26 Nisan 1986’da meydana gelen patlamanın 32. yıldönümü. Rusya’nın batı kesimlerinde, Ukrayna ve Beyaz Rusya’da milyonlarca insanın yaşamını o günden bugüne temelden etkileyen kazanın üzerinden tam 32 yıl geçti.

 

 

Kazadan bu yana kazaya bağlı olarak kaç kişinin yaşamını yitirdiği; kaç kişinin de kazaya bağlı sağlık sorunları ile boğuştuğu; kaç kişinin doğup büyüdüğü topraklardan ayrılmak zorunda kaldığı net olarak bilinmiyor. İnsanlık tarihinin bu en büyük kazasının yıkıcı etkileri; üzerinden geçen 32 yıla rağmen sürüyor. Çernobil Nükleer Santralinin üzeri yeni radyoaktif sızıntılara meydan vermemek için maliyeti iki milyar doları bulan çelik kalkanla kapatılıyor. Bölgede çıkabilecek herhangi bir orman yangının bitki ve topraktaki yüksek radyasyonun tekrar atmosfere karışmasına yol açmasından korkuluyor.

Kazadan bu yana geçen 32 yıl içinde birçok ülke nükleer programlarını yeniden gözden geçirdiler. 1993’de Dünya elektrik üretiminde nükleer santrallerin payı %19 ile en yüksek noktaya ulaşmışken; çok sayıda ülkenin yeni santral yapımlarını durdurması; belli bir plan doğrultusunda çalışan santrallerini de kademeli olarak kapatması nedeni ile bu oran günümüzde %10’ların altına düştü. Başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere pek çok ülke, rüzgar ve güneş enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına yöneldi ve yönelmeye devam ediyor.

Dünya’da nükleer enerji açısından gelişmeler bu yönde iken; ülkemizde ise tam tersi bir süreç yaşanıyor. Akkuyu, Sinop ve Kırklareli İğneada’da üç nükleer santral kurulmaya çalışılıyor; hatta Akkuyu Nükleer Santralinin temeli geçen aylarda atıldı; bu santral için gerçekleri gizlemeye dönük hazırlanan reklam filmleri görsel medya hala sürdürülüyor. Çevre ve insan sağlığı açısından olumsuz etkileri ve çözülemeyen nükleer atık sorunu nedeni ile, rüzgar ve güneş enerjisi gibi yenilebilir enerji kaynakları açısından zengin olan ülkemizde, nükleer santrallere yönelmenin kesinlikle doğru bir yaklaşım olmadığını düşünüyoruz.

Temiz ve güvenli bir çevre için üç nükleer santral projesinden de vazgeçilmeli; onun yerine yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapılmalıdır. Yaşadığımız yüzyıl yenilenebilir enerji kaynaklarının çağı olacaktır. Ayrıca unutulmamalıdır ki; çevre ve insan dostu yenilenebilir enerji kaynakları, enerjide dışa bağımlılığımızı gerçek anlamda azaltacaktır.

Daha yaşanabilir bir çevre için;

 

BAŞTA TEMELİ ATILAN AKKUYU NÜKLEER GÜÇ SANTRALİ OLMAK ÜZERE TÜM NÜKLEER SANTRAL PROJELERİ DERHAL DURDURULMALIDIR!

 

HASUDER

TTB

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Paydaşlarımız

Kongre-Sempozyum

Go to top