HASUDER
ATÖLYE ÇALIŞMASI RAPORU
KONU: HALK SAĞLIĞI UZMANLARININ İSTİHDAMI
Tarih: 3 Kasım 2006
Yer: Hacettepe Üniversitesi Tıp
Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı
Oturum Yöneticisi: Dr. Erhan Eser,
Celal Bayar Ün. Tıp Fak. Halk Sağ.AD.
Oturum Raportörü: Dr. Ahmet
Soysal, DEÜ. Tıp Fak.Halk Sağ. AD.
Katılımcı Listesi:
ADI SOYADI GÖREV YERİ
Dr.Aylin DURMUŞ İÜTF. Halk Sağlığı AD.
Dr.Aynur DOĞAN EÜ. Tıp Fak.
Dr. Ayşe Akın HÜTF Halk Sağlığı AD.
Dr. Ayşegül ESİN AB TUSP
Dr. Binali ÇATAK Pamukkale Halk
Sağlığı AD.
Dr.Bekir Keskinkılıç Temel Sağlık
Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı
Dr.Cemalettin KALYONCU Eskişehir
Osmangazi Ün. Halk Sağlığı AD.
Dr. Coşkun BAKAR Başkent Ün.Tıp
Fak.Ankara
Dr. Derman BOZTOK HIV Sürveyansı Projesi
De. Ersin Kulaç Kastamanu İl Sağlık Müdür Yrd.
Dr. Gökben YASLI Celal Bayar Ün. Tıp
Fak. Halk Sağ.AD.
Dr. Güledal BOZTOP HÜTF. Halk Sağlığı.AD.
Dr. Hasan IRMAK Sağlık Bak.Temel Sağ. Hizmetleri Genel Md.
Dr. Hatice GİRAY DEÜ. Tıp Fak.Halk
Sağ. AD.
Dr. Hürsan ZORBA GÜTF. Halk Sağlığı.
AD.
Dr.İ Hakkı TİMUR Muğla İl Sağlık Müdürlüğü
Dr. Işıl ERGİN EÜ.TF.Halk Sağ.AD.
Dr. Mehmet ZENCİR PA Ü TF. Halk Sağlığı
AD.
Dr.Mehmet Ali BİLİKER SSUV
Dr.Meral SAYGUN Kırıkkale
Ün. Tıp F.Halk Sağ. AD.
Dr. Mine KAYA Malatya AÇSAP
Merkezi
Dr. Nazan YARDIM Hıfzısıhha Mektebi Müdürlüğü
Dr. Nilay ETİLER Kocaeli Ün.Tıp F.
Halk Sağ.AD.
Dr.Nuray YAĞIŞ HÜ. Tıp Fak.
Dr. Özen AŞUT SB.H.TEPE
Projesi
Dr. Seval ALKOY Kağıthane
SGB/İstanbul
Dr. Sinan YOL SAĞ BAK. Sağlık
Eğt.Gen.Md.
Dr. Songül VAİZOĞLU HÜTF. Halk Sağl.AD.
Dr. Zafer ÖZTÜRK Mersin AÇSAP
Halk Sağlığı Uzmanlarının İstihdamı Konusunda Bugünkü Durum
Türkiye Cumhuriyetinde ulusal sağlık örgütlenmesinin gereksinmesi doğrultusunda Halk Sağlığı uzmanı eğitimi 1960 yılında Hıfzısıhha mektebinde başlamış, daha sonra Üniversite Tıp Fakülteleri bünyesinde kurulan Toplum Hekimliği ve Hijyen Anabilim Dallarının da katılımı ile devam etmiştir. Sağlık Hizmetlerinin Sosyalleştirilmesi ile birlikte Tıp kamuoyunda daha da fazla popülerleşen Toplum Hekimliği uzmanlığı 1980’den sonra Hijyen Uzmanlığı ile birleştirilerek Halk Sağlığı uzmanlığına dönüşmüştür. İlk yıllarda hemen tümüyle Sağlık Bakanlığı’nın merkez ve taşra teşkilatında yönetici olarak görev yapan Halk Sağlığı uzmanları ilerleyen dönemde Sağlık Bakanlığı bünyesinde nitel ve nicel açıdan beklenen düzeyde istihdam edilememişlerdir.
HASUDER 2004 araştırması sonuçları göz önüne alındığında 2006 yılı sonu itibarıyla ülkemizde yaklaşık 500 Halk Sağlığı uzmanı bulunduğunu tahmin edilmektedir. Bunun dışında 150 kadar Halk Sağlığı alanında doktora derecesine sahip kişi olduğu tahmin edilmektedir. Yine şu anda Halk Sağlığı uzmanlık eğitimi almakta olan 145, doktora eğitimi almakta olan 50 araştırma görevlisinin bulunmaktadır. Aynı envanterde Türkiye’nin üniversiteler dışındaki kurumlarında görev yapacak yaklaşık 1500 halk sağlığı uzmanına gereksinimi olduğu, bu gereksinimin yine yaklaşık %80’inin Sağlık Bakanlığı teşkilatında olduğu soncuna varılmıştır. Ancak envanter sonuçları göstermiştir ki Türkiye, alanda görev yapması beklenen Halk Sağlığı uzman gereksiniminin ancak 1/6 sını üretebilmiştir. Ülkemiz sağlık sisteminde yönetici olarak çalışmak üzere yetiştirilmiş olan Halk Sağlığı uzmanlarının pek azı bu görevlerde istihdam edilmiştir. Bu oran ancak %22’yi bulmaktadır. Diğer taraftan niceliksel olarak Sağlık Bakanlığı bünyesinde istihdam edilmiş olan Halk Sağlığı uzmanlarından niteliksel açıdan yeterince yararlanılamamaktadır. Nitekim Sağlık Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında çalışan Halk Sağlığı uzmanlarının ancak yarısı görev tanımına göre uygun birimlerde çalıştırılmaktadır. Daha ayrıntılı incelendiğinde de uygun birimlerde çalıştırılan Halk Sağlığı uzmanlarına yeterince sorumluluk verilmediği anlaşılmaktadır. Öte yandan önemli bir çalışma alanı olarak görülen Belediyelerde HS uzmanı istihdamı münferit örnekler dışında neredeyse yoktur.
Halk Sağlığı uzmanlarının istihdamında önemli bir belirleyici olan uzmanlık eğitiminin niteliği ve dolayısıyla Halk Sağlığı uzmanlarının istihdam edilmesi gereken uygun birimler konusunda Halk Sağlığı uzmanları arasında da bir fikir birliği sağlanamamıştır. HASUDER tarafından 16 OCAK 2004 tarihinde düzenlenen Halk Sağlığı Uzmanlık Eğitimi Atölye çalışmasında bir görüşe göre Halk Sağlığı uzmanı aynı zamanda klinik becerilerle donatılmış bir uzman olarak tanımlanırken, bir diğer görüş Halk Sağlığı uzmanının salt Sağlık Yöneticisi kimliğini öne çıkarmaktadır. Bu nedenle uygun istihdam alanları konusunda bir belirsizlik söz konusudur. Ancak üzerinde görüş birliğine varılan nokta Halk Sağlığı Uzmanının çalıştığı birim sağlık hizmetleri tanı tedavi ağırlıklı birimler bile olsa görevinin Sağlık Yönetimi ana ekseninde olması gerektiğidir.
YÖNTEM:
3 Kasım 2006 Tarihinde düzenlenen Prof. Dr. Nusret Fişek anma etkinlikleri sırasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalında düzenlenen atölye çalışmasına Türkiye’nin çeşitli il ve üniversitelerinden gelen Halk Sağlığı öğretim üyeleri, uzmanları ve araştırma görevlileri, Sağlık Bakanlığı Sağlık Eğitimi Genel Müdürü ve Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdür yardımcılarından oluşan 41 kişi katılmıştır. Oturum toplam 3.5 saat kadar devam etmiş, bitiminde aynı anda yürütülmekte olan Halk Sağlığı Uzmanlık eğitimi atölye çalışması grubu katılımcıları ile birleşilerek grup sunumları yapılmıştır. Oturumu Prof. Dr. Erhan Eser yönetmiş, raportörlük görevini Dr. Ahmet Soysal yerine getirmiştir. Halk Sağlığı uzmanlarının istihdamı ve özel olarak yerel yönetimlerde istihdamı konusundaki mevcut durum ile ilgili 10 ar dakikalık giriş sunumlarının ardından tartışmaya geçilmiştir. U düzeninde önceden söz alınarak yapılan tartışma, daha önceden bu konuda HASUDER ve Halk Sağlığı çevrelerinde ulaşılan fikirler ışında tekrarlardan kaçınmak amacıyla önceden belirlenmiş sorulara yanıt arayarak yürütülmüştür. Bu sorular aşağıda sıralanmıştır:
1-Halk Sağlığı uzmanları nerede çalışmayı tercih ediyorlar? Neden?
2-Potansiyel alternatif istihdam alanları nereleri olabilir? Bu alanlarda görev yapmaya hazır mıyız?
3-Sağlık Bakanlığı
örgütlenmesinde nitel ve nicel açıdan uygun istihdamı engelleyen faktörler nelerdir? Bakanlıktan istihdam için
neler beklenmelidir /gerçekçi olarak neler istenmelidir?.
4-Üniversitelerin üzerlerine HS
uzmanlarının Bakanlıkta istihdamı konusunda ne gibi görevler düşmektedir?
5-Günümüzde yetişen Halk Sağlığı uzmanının niteliğinde bir değişim gözlenmekte midir? Bu değişimin sağlık hizmetine yansıması olası olumlu ve olumsuz yönleri nelerdir?
6-HS uzmanlarının çeşitli
sektörlerde istihdamı için model ne olmalıdır?
7- Sağlıkta dönüşüm sürecinde önerilen örgütlenme modelinde HS uzmanının işlevi nedir
GENEL TARTIŞMA
İstihdam biçimi ve alanları
Halk Sağlığı uzmanının önemli bir
çoğunluğu üniversite Halk Sağlığı anabilim dallarında çalışmayı tercih
etmektedirler. Bunun nedeni sanılanın aksine ekonomik avantajlar değil, iş güvencesi,
iş doyumu, liyakat ve statü beklentileridir. Ancak Halk Sağlığı Anabilim
dallarında görev yapmanın da beklenen iş doyumunu sağlamadığı, alan ile
entegrasyon sorunlarının yaşandığı ayrıca vurgulanmıştır. Hatta Halk
Sağlıkçıların üniversitelerde bunaldıkları, alana açılamamaktan mutsuz
oldukları ifade edilmiştir. Aslında Halk Sağlığı uzmanlarının alanda görev
almayı istemelerine karşın bu görevi öncelikle talep etmemelerinin altında
yatan en temel neden, en önemli istihdam alanı olan Sağlık Bakanlığı merkez ve
Taşra sağlık örgütlenmesinde uygun görev verilmemesi olarak belirtilmiştir. Bunun
yanında Halk Sağlığı uzmanlarının alanı tanımamaları, yeterli yönetim bilgisi
ile donatılmadıkları ve kendilerini bu açıdan eksik hissettikleri de diğer bir
gerekçe olarak sunulmuştur.
Kamuda HS uz istihdamı
Atölye katılımcıları, Sağlık
Bakanlığını, kamuda HS uzmanı istihdamının temel yapılanması olarak
belirlemişlerdir. Sağlık Bakanlığı merkez ve taşra örgütlenmelerinde yeterince
Halk Sağlığı uzmanı çalışmadığı, çalışanlara da Halk Sağlığı uzmanı görev
tanımına uygun görevler verilmediği ifade edilmiştir. Üzerinde görüş birliğine
varılan bir nokta da Halk Sağlığı uzmanı istihdamında bu gün yaşanan sorunun
daha çok nitel istihdam boyutunda olduğudur. İstihdam edilen uzmanlar
çoğunlukla verimli olamayacakları pozisyonlarda çalıştırılmakta, bu durum halk
sağlığı uzmanının donanım ve becerilerinin ortaya çıkmasını engellemektedir. Kadro
Dağılım Cetvelleri yeniden düzenlenmekle birlikte burada Halk Sağlığı uzmanının
yeri belirsizliğini korumaktadır.
İstihdam için önemli olan ancak Sağlık Bakanlığı kadar bile etkin istihdamın olmadığı diğer bir kamu yapılanmasının da yerel yönetimler olduğu vurgulanmıştır. Sağlık Bakanlığında Halk Sağlığı uzmanının istihdamı söz konusu olduğunda onun niteliği üzerinde spekülasyon yapmamak gerektiğini ifade eden katılımcılar Sağlık Bakanlığında yaşanan nicel ve nitel istihdam ile ilgili olarak bir dizi soru yöneltmişlerdir: Diğer dallardaki uzmanların kamu kurumlarındaki istihdamında yeterlilikleri sorgulanmadığına göre neden Halk Sağlığı uzmanının yeterliliği sorgulanmaktadır? Bir yeterlilik sorunu mu vardır? Bununla ilgili kamunun elinde yeterli kanıtlar mı bulunmaktadır? Devletin sağlık insan gücü planlamasında Halk Sağlığı uzmanı neden yer almamaktadır? Diğer bir ifade ile Halk Sağlığı uzmanı sayısı ve dağılımı neden planlanmamaktadır? Bu soruya verilen “Halk Sağlığı Uzmanları devlet kadrolarında yeterli sayıda olmadıklarından bunların planlanmasına gerek yoktur. Az sayıdaki Halk Sağlığı uzmanına hemen iş olanağı verilmektedir?” yanıtı göz önüne alındığında bu kez de başka bir dizi soru gündeme gelmiştir: “Peki neden Türkiye’de az sayıda Halk Sağlığı uzmanı vardır? Bu sayının artırılması niçin neden bir planlama yapılmamaktadır? Sağlık mevzuatının Halk Sağlığı uzmanı istihdamını konu alan bölümlerinde genellikle “tercihen” halk sağlığı uzmanı ifadesi kullanılmaktadır. Halk Sağlığı uzmanlarını diğer sağlık veya sağlık dışı profesyoneller ile ikame mi etmektedirler?”
Bunun yanında alanda görev yapan Halk Sağlığı uzmanı katılımcılar, yönetim birimlerinde görev verilen Halk Sağlığı uzmanları yalnızca teknisyen olarak kaldıkları sürece görevlerini sürdürebildikleri, bilimsel gerekçelerle de olsa ne zaman üstleri ile farklı düşündüklerini ifade etseler hemen dışlandıklarını ifade etmişlerdir. Sağlık Bakanlığı taşra teşkilatı bürokratlarının da kendi konumlarını muhafaza etme kaygılarıyla Halk Sağlığı uzmanları ile çalışmaya soğuk baktıkları da aktarılan diğer bir izlenimdir. Diğer taraftan, alanda yönetici olarak görev almış Halk Sağlığı uzmanlarının ne kadar başarılı olduklarının, başarılarında veya başarısızlıklarında etkili olan faktörlerin ortaya konması gerektiği de ayrıca vurgulanmıştır. Olumlu örnekler üzerinde yapılacak tartışmaların, tarafların arasındaki olası iletişim sorununun çözümüne katkıda bulunabileceği belirtilmiştir.
Sağlık
bakanlığı temsilcileri Halk Sağlığı uzmanları için en uygun istihdam
birimlerinin İl Sağlık Müdürlükleri ve Sağlıkta dönüşüm ile gündeme geleceği
ifade edilen Toplum Sağlığı Merkezleri olduğunu belirtmişlerdir. Atölye çalışma
grubunun bir üye dışındaki çoğunluğu Sağlıkta dönüşüm programını ülkemizin
yararına olmadığını belirtmişlerdir. Ancak bazı katılımcılar dönüşüme karşı
olmamızla birlikte Halk Sağlıkçıların görev tanımlarına uygun düşen her yerde
ve görevde tabii ki kamu yararına çalışacaklarını belirtmiştir.
Özetle, Halk Sağlığı uzmanının istihdamı ile ilgili olarak sıralanan engeller, Sağlık Bakanlığı ve devletin planlama ve uygulama ile ilgili engelleri, uzmanlık eğitiminin niteliği ve niceliği ve Halk Sağlığı uzmanının tanıtımı ve özgüven duygusu ile ilgili engellerdir.
Halk Sağlığı uzmanlık eğitimi süresince uzman adayları eğitimleri sonunda ne iş yapacaklarını bilmemektedirler. Bu belirsizlik eğitimin niteliğini de olumsuz etkilemektedir. Halk Sağlığı uzmanlarının sağlık yönetimi konusundaki eğitimleri yetersizdir. Diğer taraftan son yılarda Halk Sağlığı TUS giriş puanları düşmekte, asistanlığa başlayanlar çoğunlukla daha önce sağlık örgütlenmesinin birinci basamağında çalışmamış kişilerdir. Son yıllarda eğitime başlayan asistanların bir kısmı Halk Sağlığı alanındaki bilgi, beceri ve deneyim alt yapısından yoksundurlar. Uzmanlık eğitimi bu gerçekler ışığında planlanmalı ve yürütülmelidir.
Sağlık Bakanlığı taşra teşkilatında görevli bürokratlar Halk Sağlığı uzmanını yönetici olarak çalıştırmak istememektedirler. Halk Sağlığı uzmanları görev beklemektedirler. Halk Sağlığı uzmanlarının halk gözünde olduğu gibi kamu kuruluşları yöneticileri gözünde de tanıtımı yeterince yapılamamıştır. Bu nedenle Halk Sağlığı uzmanları kendilerine verilen görev çerçevesinde yaratıcı çözümler bularak etkinliğini göstermeli, kanıtlamalıdır. Bazı Halk Sağlığı uzmanları da kendi görev tanımlarına uygun görevlerde çalışmak istememektedirler. Bazı durumlarda da ilan edilen uygun kadrolara da yeterli istek ve başvuru olamamaktadır. Öte yandan Halk Sağlığı alanında Doktora derecesi almış olanlardan yararlanmanın gerektiği belirtilmekle birlikte Halk Sağlığı alanında lisansüstü derece alanların istihdamı ile ilgili konuya yeterli zaman ayrılamamıştır.
SONUÇ
Türkiye’de Halk Sağlığı uzmanı açığı bulunmasına karşın bu sorunun çözümünde devletin planlaması yapması beklenirken var olan uzmanlara görev verilmemesi, görev alanların da yararlı olamayacakları pozisyonlarda çalıştırılmaları bir ikilemdir. Halk Sağlığı uzmanının nitel ve nicel açıdan doğru ve yeterli düzeyde istihdam edilmemesi ülkemizin çıkarlarıyla çelişmektedir.
Halk Sağlığı uzmanları her zaman toplumun sağlık düzeyinin yükseltilmesi için görev verildiğinde ellerinden geleni yapmayı sürdürürler, ancak Halk Sağlığı uzmanlarından sağlık hizmetlerinin toplumun tüm kesimlerince ulaşılabilir olması konusunda bir ödün beklenmemelidir. Halk Sağlığı uzmanları Sağlıkta dönüşüm programını bilimsel bulmamakta ve ülkemizin yararına olarak değerlendirmemekte, Türkiye sağlık örgütlenmesinin nüfusa dayalı özelliğinin korunarak günün koşullarına uyarlanmasını önermektedir. İçinde görev almadıkları kötü yönetilen bir sistemin münferit başarısızlıkların sorumluluğu üstlenmek yerine, daha önce sağlık örgütlenmesinin çeşitli basamaklarında görev aldıkları her yerde ulaştıkları başarıları görev verildiğinde tüm ülke sathında kanıtlamaya hazırdırlar.